"Sanki yıllar öncesindeki o sabah, onu gördüğüm, tanıdığım o ilkyaz günü zamanın akışına kapılıp gitmedi de, hep benimle kaldı..."
Seneler önce, Kürşat Başar'ın Başucumda Müzik kitabını okumuş, öyle beğenmiş ki hiç yapmadığım şeyi yapıp bir kez daha okumuştum. Çok kitap okudum ama en çok etkilendiğim kitaplardan biri oydu ve kitap tavsiyesi isteyenlere önerdiğim ilk kitaptı.
Yine bir Kürşat Başar kitabı... Kitabı okumaya başladığım anda beni vurucu bir sonun beklediğini biliyordum. Üslubunu öylesine özlemişim ki, yavaş yavaş okudum, sindire sindire... Güzel bir kitap mıydı? Kesinlikle. Ancak öncesinde benim gibi Başucumda Müzik'i okumuşsanız ister istemez hayal kırıklığına uğruyorsunuz. Eğer okuyacağınız ilk Kürşat Başar kitabı Yaz ise, beğeneceğinize eminim.
Altını çizdiğim çok yer oldu. Etkilendiğim, kendimi bulduğum, işte bu! dediğim. Ama en güzeli şu satırlardı,
"Her kitap benim evim gibi oldu.
İçine girip yaşayabildiğim, sanki orada insanları tanıyormuş gibi dostluk kurabildiğim, birlikte onların hayatlarını, hüzünlerini, sevinçlerini, korkularını paylaştığım ve belki de asıl önemlisi, kendimi unuttuğum ve hep güvende hissettiğim evim gibi...
Kitap bittiğinde o insanlar gitse de, istediğim zaman yeniden elime alıp okuyunca geri geldiler. Hiçbiri kendiliğinden beni bırakıp bir yere gitmedi. Kitabın sonunda ölseler de yeniden başlayınca canlanıverdiler.
Kitapları neden bu kadar sevdiğimi anladınız mı?"
kitap yorumları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitap yorumları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
9 Nisan 2015 Perşembe
Kitap Yorumları #5 | Kürşat Başar - Yaz
26 Şubat 2014 Çarşamba
Kitap Yorumları #4 | Aimee Bender - Limonlu Pastanın Sıradışı Hüznü
Limonlu Pastanın Sıradışı Hüznü, oldukça farklı bir konuya sahip. Anlatımı, kurgusu inanılmaz başarılı. Doğaüstü olaylar hikayenin temelini oluşturuyor ama yazar öyle bir anlatmış ki sanki yaşamın içinden her gün gördüğümüz olaylar gibi hissettiriyor.
Bu kitapla ilgili en belirgin kısım ise içerisinde barındırdığı hüzündü. Okurken, ilk sayfasından itibaren öyle büyük hüzün kapladı ki içimi kitabın son sayfasına gelene kadar bitmedi bu hüzün. Bir an önce okuyup bitirmek ve hüzünden kurtulmak istedim. Yazar hüznü her bir kelimeye işlemiş. Mutluyken alıp okuyun, mutsuz oluyorsunuz birden. En azından bende öyle oldu.
Dram tarzındaki romanlardaki hüzün gibi değil ama bu. Dram tarzındaki romanlarda hüzün belli bir olaya dayalı oluyor. Bu kitapta herkes, her şey hüzünle kaplı. Tek bir mutlu karakter bile yok. En çok üzüldüğüm Rose'un babasıydı.
Okuyup okumamak size kalmış. Farklı bir tarz denemek istiyorum diyorsanız okuyun tabii ama hüzne hazırlıklı olun.
Keyifli okumalar,
Ruby Sue
*fotoğraf alıntıdır
7 Şubat 2014 Cuma
Kitap Yorumları #2 | Sarah Jio - Mart Menekşeleri
Sarah Jio'dan kafanızı yormayan, içinizi sıcacık eden, belki biraz hüzünlendiren ama çokca şaşırtan bir kitap daha...
Bu kitabı da çok beğendim. Saatler içerisinde bitirdiğim sürükleyici bir kitaptı. Böğürtlen Kışı'nda bahsettiğim, "Bu kadarı da olmaz artık!" dedirten tesadüfler az da olsa vardı. Sonu şaşırtıcıydı ama tahmin edilebilir bir sondu benim için.
Bu kitapta en sevdiğim detay, Böğürtlen Kışı'nda bir iki sayfalığına görünen bir karakterin başından geçenlerin anlatılmasıydı. Yazarların sonraki kitaplarına, önceki kitabından karakterleri davet etmesine bayılıyorum. Ben kitaptaki karakterlere hemen bağlanan biriyim. Bunun için başka bir kitapta o karakteri görünce eski bir dostumu görmüş gibi seviniyorum, başına neler gelmiş öğreniyorum...
Dan Brown ve Ahmet Ümit gibi her kitapta aynı karakteri kullanmaktan bahsetmiyorum. Bir kitapta karakterin başından geçenleri okuyorsunuz, ötekinde kısacık da olsa neler yapmış olduğunu öğreniyorsunuz ki bu çok güzel bence. Bunu en çok gördüğüm yazar, Maeve Binchy idi. En sevdiğim yazar, yeri asla doldurulamaz.
Beş farklı kitabında beş farklı olay anlatıyorsa, altıncıda hepsinin bir arada olduğu bir hikaye anlatıyor. Karakterlerin hayatının gidişatını görüyor, mutlu oluyorsunuz. Ah öyle çok özledim ki Maeve Binchy okumayı, en kısa zamanda yeniden okumak istiyorum...
Özetle, kolay okunabilir, sizi mutlu edip aynı zamanda yer yer şaşırtacak bir kitap arıyorsanız, Mart Menekşeleri'ni okuyun lütfen :)
Keyifli okumalar!
Ruby Sue
Etiketler:
kitap yorumları,
mart menekşeleri,
sarah jio,
sarah jio kitapları
5 Şubat 2014 Çarşamba
Kitap Yorumları #1 | Sarah Jio - Böğürtlen Kışı
Kitap okumayı çok sevdiğimi söylemiştim.
Böğürtlen Kışı çok beğenerek okuduğum bir kitap oldu. Genel olarak bahsetmek gerekirse, gazeteci Claire'in başından geçenleri anlatıyor. Hayatında sorunlar yaşayan Claire, editörünün verdiği makale göreviyle başka bir kadının -Vera'nın- geçmişini araştırırken buluyor kendini. Bir yandan da kendini buluyor, sorguluyor bu hikayede.
Okuması oldukça güzel bir kitap, çok çabuk okunuyor. Kusurları var, evet. Bu kadar tesadüfün bir araya gelmesi sizi şaşırtıyor, normal hayatta mümkün değil dedirtiyor. Ancak ben pek umursamadım.
Hikaye çok güzeldi, bütün kusurların önüne geçti benim için.
Kitap okumak istiyorum ama kafamı çok yormasın, beni şaşırtsın ve mutlu etsin diyorsanız bu kitabı tavsiye ederim. Size pek bir şey katmaz belki ama okuması bile keyif verir :)
Keyifli okumalar dilerim,
Ruby Sue
*kitap yanımda olmadığı için, fotoğraf alıntıdır.
Etiketler:
böğürtlen kışı,
hangi kitabı okumalıyım,
kitap yorumları,
sarah jio
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
